Yönetim Bilişim Sistemleri Hangi Puanla Alıyor?
Bir kararın, insan hayatında ne kadar büyük bir değişim yaratabileceğini anlamam zaman aldı. Kayseri’de, sabahları hafif soğuk rüzgarlar eşliğinde uyanıp, akşamları gözlerim dolarak, gideceğim üniversiteyi ve hayatımı düşünerek yatarken, içimdeki o belirsizlik büyüyordu. Ve bir sabah, kapıma gelen o mektup, her şeyi değiştirdi. “Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alıyor?” sorusu, benim için sadece bir sınav sonucu değil, geleceğimi belirleyecek bir dönüm noktasıydı.
Huzursuz Bir Sabah
Bir sabah, her zamanki gibi erkenden kalktım. O sabah biraz farklıydı; ruhumda bir huzursuzluk vardı. Sanki bir şeyler eksikti ama neydi, tam olarak kestiremiyordum. O an, sabahın serinliğinde, içimdeki kararsızlıkla mücadele ediyordum. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, önümdeki tabelaya gözüm takıldı. Birkaç hafta önce sınav sonuçları açıklanmıştı. Ancak benim için en önemli olan şey, bir soru vardı kafamda: Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alıyor? Bunu bilmiyordum.
Hepimiz yaşadık, o büyük sınavın sonrasında yaşanan o büyük belirsizlik anlarını. Herkes sonuçları sorguluyor, analiz ediyor, “Hangi bölüm alınır?” sorusunu başkalarına soruyor. Ama benim için bu soru farklıydı. Bu sadece puanla ilgili değil, hayatta nereye varacağımı da belirleyecek bir soruydu.
Sonuçları Beklerken
Evde kimse yoktu o gün. Annem, babam, kardeşim… Herkes kendi dünyasında kaybolmuştu. Telefonumu açtım, o korkunç sonucu görmek için sayfayı yeniledim. Ama sayfa tam açıldığında, kalbim adeta duracak gibi oldu. Hani, kötü bir haber aldığınızda nefes alamıyorsunuz ya, işte tam öyle bir andı. Puanım düşmüştü. Yönetim Bilişim Sistemleri için yeterli puanı alamamıştım. O kadar çaba, o kadar uğraş… Sonuç bir hayal kırıklığıydı.
Benim gibi birinin başarısız olması, çok zor kabul edebileceği bir durumdur. Ama sonra içimde bir ses yükselmeye başladı: Bu sadece bir anlık düşüş, bir son değil. Sonra telefonumda “Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alıyor?” sorusunu bir kez daha sordum. Ama bu sefer cevabı ararken, tek amacım şuydu: Bu sadece geçici bir şeydi, bir yolun başlangıcıydı.
Yeniden Başlamak
Bir hafta sonra, yeniden kendimi toparladım. O sabah, Kayseri’nin soğuk havası tekrar beni etkisi altına alırken, içimdeki o büyük boşluk hissi kaybolmaya başlamıştı. Bu süreçte öğrendim ki, hayatta düşmek, bir hedefe ulaşamamak sadece bir durak. O durakta kalıp, ne yapacağınızı sorgulamak önemli. Yönetim Bilişim Sistemlerine bu sefer ulaşacağım. Belki biraz daha fazla çalışarak, belki biraz daha az endişe ederek… Ama ben, o hayal kırıklığının üstesinden gelebilirim.
Bir gün annemle konuşurken, bana söylediği şu cümle hala aklımda: “Başarıya giden yol her zaman dümdüz olmaz. Bazen yokuşlar çıkmak zorundasın.” O an, içimdeki korku kayboldu. Hala düşünüyordum, o meşhur soruyu: Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alıyor? Ama artık bu soruyu sormaktan öte, çözüm aramaya başlamıştım.
Bir Umut Işığı
Zaman geçtikçe, hedefim netleşti. Her şey bir puana, bir sonucu almaya dayanıyordu, ama içimdeki umut bitmemişti. Kayseri’nin o dar sokaklarında yürürken, kafamda hep şu düşünce vardı: Sadece puan değil, içindeki azim ve kararlılık da önemli. İnanmak, her şeyin en güçlü parçasıydı.
Hepimiz hayatımızda zorluklarla karşılaşırız. Bu zorluklar bazen sadece puanla ilgili olmaz. Ailevi, kişisel ve hatta finansal sorunlar da bizi zorlar. Ama unutulmamalıdır ki, her düşüş, her başarısızlık, yeni bir başlangıcın habercisidir. Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alırsa alsın, o puan tek başına ne kadar değerli olabilir ki? Asıl önemli olan, o yolda ilerlerken sahip olduğumuz kararlılık ve azimdir.
Sonuç Olarak
Hayatımda aldığım en büyük derslerden birini o gün öğrendim. Puanlar sadece birer rakam, birer sayısal değer. Gerçek başarı, onları nasıl kullandığınla, ne kadar azimle yaklaştığınla ölçülür. “Yönetim Bilişim Sistemleri hangi puanla alıyor?” sorusunun cevabını her zaman bulabilirim. Ama asıl önemli olan, bu yola çıkan adımı atabilmek ve o adımı kararlılıkla ilerletebilmektir.